« Önceki |

8/7/2009

Kurtlar Vadisi artık 'Doğan Vadisi'nde

Sezon sonunda Show TV ile yollarını ayırdıkları açıklanan 'Kurtlar Vadisi Pusu'nun yapımcıları, yeni sezonda başka kanalla anlaştıklarını belirttiler.

Kurtlar Vadisi Pusu, yeni sezonda kendi gününde ve kendi saatinde Star TV ekranlarında olacak! Yani onlar artık Doğan Vadisi'ndeler...

Show TV ile para mevzusundan yollarını ayrılan Kurtlar Vadisi Pusu, yeni yayın dönemi başlamadan yeni adresini buldu.

ATV ya da Kanal 7 ile anlaşacağı iddia ediliyordu ama parayı veren Star, reyting rekortmeni diziyi kaptı...

Pana Film, sitesinden yaptığı açıklama ile Star TV ile yapılan anlaşmayı ilan etti. Açıklamada, "Kurtlar Vadisi Pusu, yeni sezonda , kendi gününde, kendi saatinde, STAR TV ekranlarında olacak" denildi.

DOĞAN GRUBUNA İKİNCİ TUR

Kurtlar Vadisi'nin Doğan grubu kanallarında bu ikinci macerası olacak. Hatırlanacağı gibi reyting rekorları kırdığı dönemde Kanal D'den cazip bir teklif alınca, Show'dan bu kanala transfer olmuşlardı. Ancak parayla saadet bir yere kadar sürmüş, sonra Kanal D ile yollar ayrılmıştı. Kurtlar Vadisi de kısmetini ve şöhretini bulduğu Show TV'ye geri dönüş yapmıştı.

Bakalım Kurtlar'ın Doğan Vadisi'ndeki bu maceraları nasıl sonuçlanacak

8/7/2009

Dünya 3 saat 28 dakika boyunca kararacak


22 Temmuz'da güneş tutulması meydana gelecek ve Dünya'nın yarısı 3 saat 28 dakika boyunca karanlıkta kalacak

Çin, Hindistan, Güney ve Doğu Asya, Japonya, Endonezya'nın kuzeyi ve Filipinler'de 258 kilometre genişliğindeki hat üzerinde 22 Temmuzda meydana gelecek güneş tutulması sırasında, dünyanın gündüzü dolunay karanlığındaki akşama dönüşecek.

İstanbul Üniversitesi (İÜ) Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü'nden aldığı bilgiye göre, 2009 yılının ikinci ve son güneş tutulması, Asya'nın doğusu, Endonezya ve Pasifik Okyanusun'dan parçalı tutulma olarak izlenebilecek.

Tam tutulma, ayın gölgesinin Türkiye saati ile 03.53'de Hindistan'da Khambhat Körfezi'ne düşmesiyle başlayacak. Gölge 3 saat 28 dakika süreyle, 15 bin 200 kilometre yol kat ederek, 07.18'de dünyayı terk edecek. Tutulmanın hiç bir evresi, Türkiye'den izlenemeyecek.

Ayın gölgesi, 05.35'de Güney Pasifik Okyanusu üzerindeyken, tam tutulmanın, 6 dakika 39 saniye ile en uzun sürdüğü an gerçekleşecek.

GÜNEŞ BİR YILDA EN AZ 2 KEZ TUTULUYOR

İÜ Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Hasan Esenoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, güneş tutulmasının yılda en az 2 kez meydana geldiğini söyledi.

Bazı yıllarda ise 4 güneş tutulması-3 ay tutulması veya 5 güneş tutulması-2 ay tutulmasının oluştuğunu anlatan Esenoğlu, bazı yıllarda ise hiç bir ay tutulmasının gerçekleşmediğini belirtti.

Bu yılın ikinci ve sonuncu güneş tutulmasının, 22 Temmuz 2009 tarihinde gerçekleşeceğini hatırlatan Esenoğlu, Hindistan, Güney ve Doğu Asya, Japonya, Endonezya'nın kuzeyi ve Filipinler'de gözlemlenebilecek olan tutulmanın geniş yüz ölçümüne sahip Çin'den iyi şartlarda görülebileceğini dile getirdi.

Tam güneş tutulmasının, Pasifik Okyanusu'ndan da izlenebileceğini ifade eden Esenoğlu, 258 kilometre genişliğindeki hattın geçtiği yerleşimlerden tam tutulmanın izlenebileceğini, hattın dışında kalan bölgelerde ise uzaklığı oranınca parçalı güneş tutulması şeklinde gözlemlenebileceğini söyledi.

EN UZUN GÜNEŞ TACI

Yıllara göre tam tutulma anının dakika mertebesinde değişebildiğine dikkati çeken Esenoğlu, bu yılki 6 dakika 39 saniye ile en uzun güneş tacının izlenebileceğini vurguladı.

Bu süre içinde, dünyanın gündüzünün dolunay karanlığındaki akşama dönüşeceğini ifade eden Esenoğlu, ''Bu geniş ölçekli ani kararma nedeniyle, güneş tutulmasından haberi olmayan hayvan ve bazı bitki türlerinde alışık olunmayan biyolojik-bünyesel-yapısal değişimler olabilir'' dedi.

''Bu tutulmanın en önemli özelliği, en fazla sürede taç tabakasının bilimsel amaçlı gözleminin yapılmasına izin veriyor olmasıdır. 6 dakika 39 saniye, arka arkaya en fazla miktarda ve pozda gözlem verisi alınmasına olanak veriyor'' diyen Esenoğlu, Türkiye'den Elazığ ve Tokat-Turhal'dan izlenen 1999 yılındaki tam güneş tutulmasının sadece 2 dakika 15 saniye sürdüğünü hatırlattı. Esenoğlu, bu kısa sürede bilimsel verilerin zor da olsa alındığını belirtti.

Yr. Doç. Dr. Hasan Esenoğlu, 2006'da Antalya'dan izlenen tam güneş tutulmasının ise 3 dakika 40 saniye sürdüğünü anımsattı.

20/6/2009

Mars'ta bu sefer yaşam izi bulundu mu?

İnsanoğlu uzay da yaşam var mı yok mu sorularına cevap ararken Amerikalı bilim adamları Mars'ta müthiş bir buluşa imza attılar.


Amerikalı bilim adamları, Mars'ta eski bir gölün tartışmasız kanıtlarını buldular.


Boulder'daki Colorado Üniversitesi'nden bir ekibin, kıyı şeridi ve derinliğinin belirtilerine ait kesin kanıtlar keşfettikleri 3,4 milyar yaşındaki göl yatağına dair bulguların Kızıl Gezegen'deki geçmişin yaşam izlerinin bulunmasına katkı sağlaması bekleniyor.


Araştırmanın başında yer alan Doçent Gaetano Di Achille, 3,4 milyar yaşında olduğu tahmin edilen gölün 200 kilometrekareyi aşkın bir alanı kapladığını ve derinliğinin 450 metre civarında olduğunu tahmin ettiklerini belirterek, eski Mars gölünün büyüklüğünün ABD ile Kanada sınırındaki Champlain Gölü kadar olduğunu kaydetti.


Eski göle dair kanıtların, geniş bir deltaya, inişli çıkışlı tepe silsilelerine ve dalgaların arkalarında bıraktığı izlerden oluşan geniş bir kıyı şeridi olduğunu belirten Di Achille, "Bunlar Mars yüzeyinde kıyı şeridine dair ilk tartışmasız bulgular. Kıyı şeridinin tanımlanması ve buna eşlik eden jeolojik bulgular, 3,4 milyar yıl önce oluştuğu ortaya çıkan gölün bize büyüklüğünü ve hacmini hesaplama olanağı sağlıyor" dedi.


Mars'ın yörüngesindeki NASA'nın Mars Reconnaissance Orbiter (MRO) aracının yüksek çözünürlüklü "High Resolution Imaging Science Experiment" veya HiRISE adlı çok güçlü kamerasıyla çekilen görüntüler kullanılarak yapılan gözlem, Amerikan Fizik Birliği'nin Geophysical Research Letters adlı yayın organında yayımlandı.

20/6/2009

Bu alet sahteyi şıp diye anlıyor

"AKP'yi bitirme planı" belgesi sahte mi gerçek mi? İmdada TÜBİTAK yetişti. Öyle bir araç icat ettiler ki tartışmalar bitecek.


 Türkiye'nin gündemini sarsan belgelerin 'sahte mi', 'gerçek mi' olduğu tartışılırken TÜBİTAK imdada yetişti. Türk mühendislerin geliştirdiği cihaz, AKP'yi yıkma planı belgesiyle ilgili tartışmaları sona erdirecek. Cihaz belgelerin sahte olup olmadığını hemen ortaya çıkarıyor... Türkiye'de henüz yaygınlaşmayan cihazın etkinliğini gören Çin, Almanya ve İrlanda çoktan sipariş verdi...


TÜBİTAK Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü (UEKAE), belgelerin sahte olup olmadığını ve üzerinde tahrifat yapılıp yapılmadığını gösteren cihaz geliştirdi.

BELGELER SAHTE Mİ DEĞİL Mİ ANLIYOR

Tamamen yerli kaynaklarla üretilen FORENSIC XP-4010D isimli cihaz, dünyadaki mevcut cihazlara göre daha güvenilir ve daha hızlı sonuç verdiğinden, aralarında Çin, Almanya ve İrlanda'nın da olduğu çeşitli ülkelere 100 adet satıldı.

Türkiye'nin bilgi güvenliği, haberleşme ve ileri elektronik alanlarında önde gelen kuruluşlarından olan TÜBİTAK UEKAE'nın geliştirdiği FORENSIC XP-4010D isimli cihaz, her tür belge ve dokümanın sahte olup olmadığını ortaya koyabiliyor. Cihaz ayrıca, belgedeki yazıların hangi sırayla yazıldığını, mühür ve imzanın hangi sırayla atıldığına ilişkin de bilgi verebiliyor.

ASKERİYEDEN BANKAYA BİRÇOK YERDE  KULLANILACAK

Cihaz, Adli Tıp Kurumu, Emniyet Genel Müdürlüğü Laboratuvarları, bakanlıkların ilgili birimleri, özel inceleme laboratuvarları, üniversiteler, silahlı kuvvetlerin ilgili birimleri, sınır kapıları ve bankalar dahil olmak üzere pek çok kurumda kullanım alanı bulurken, bu cihaza özellikle sahte evrak, sahte para, çek ve senetlerin tespiti ile devletin gizli belgelerinin gerçekliğini ortaya koymada da ihtiyaç duyuluyor.

İNCELENEN BELGE DE ZARAR GÖRMÜYOR

TÜBİTAK araştırmacıları, ForensicXP-4010D'de bugüne kadar kullanılan mevcut teknolojilerden çok farklı bir optik teknoloji kullandı. Bu teknik, dünyada bu tip cihazlar arasında ilk kez FORENSIC XP-4010D'de kullanıldı.

Cihaz, kullanıcı yorumuna gerek kalmaksızın kesin sonuçlara ulaşılmasını sağlıyor. Kullanılan özel yöntemle mevcut diğer teknolojilerin göremediği detayları da ortaya çıkarıyor. Cihaz, fiziksel olarak ölçülebilen optik spektroskopi parametrelerine dayanan ölçüm yöntemi kullanıyor.

Belgenin sahte olup olmadığı konusunda doğru ve geçerli sonuçlar alınabilirken, incelenen belgeye de zarar verilmiyor.

RAKİPLERİNİ GERİDE BIRAKTI

Türkiye'nin ilk ve tek yerli tasarım ve üretim dokuman inceleme cihazı olan FORENSIC XP-4010D, dünyanın bu alanda cihaz geliştiren önde gelen firmalarını da geride bıraktı.

FORENSIC XP-4010D, Çin Halk Cumhuriyeti, Almanya, Macaristan, Güney Kore, İrlanda, Kolombiya, Avustralya, Avrupa Birliği ülkelerine yaklaşık 100 adet satıldı. Cihaz, bu ülkelerde, bankalar, üniversiteler ve kriminal servisler dahil olmak üzere ilgili birimlerde kullanılıyor.

YIKANAN KİTAPLARDAKİ YAZILARI BİLE OKUDU

Cihazın İrlanda'ya satışı ve İrlanda'da bir üniversite tarafından kullanılması ise başlı başına bir başarı öyküsü. Ortaçağda kağıt üretiminin kısıtlı olması sebebi ile yeni bir kitap yazılacağı zaman, önce mevcut bir kitap yıkanıyor, yıkama sonucunda elde edilen kağıda yeni kitap yazılıyordu. Yıkama işleminden sonra, eski kitapta yazılanlar insan gözü tarafından okunamayacak hale geliyordu. FORENSIC XP-4010D ve mevcut teknolojisi eski yazılanlara ulaşmaya da imkan sağladı.

Cihaz ve teknolojisi ile tanışan üniversite, TÜBİTAK UEKAE'den temin ettiği cihaz ile silinmiş bile olsa, eski bilgilere ulaşabiliyor. Üniversite, cihaz sayesinde sahip olduğu hazineyi yeniden dünyaya kazandırdı.

Yeni kullanım alanları yaratan cihaz ile aynı özelliklere sahip bir başka model olan MST-2D (mikrospektral tarayıcı) cihazı bir kaç yıl önce İNTERPOL logosu taşıma hakkı kazandı.

Son teknolojiler kullanılarak geliştirilen, FORENSIC XP-4010D isimli cihazın özelliklerinden bazıları şunlar:

-İnsan gözüne aynı gözüken, fakat farklı boya ya da kalemle yazılan yazıların teşhisi,
-Silinmiş ya da gizlenmiş yazıların ortaya çıkarılması,
-Yazıların önce ya da sonra yazılmasının teşhisi,
-Yazı izlerinin ve doküman üzerinde kabarık özelliklerin görsel hale getirilmesi,
-Filigran (watermark) özelliklerinin muayenesi,
-Morötesi aydınlatmasıyla etkilenen emniyet özelliklerinin muayenesi,
-Arka yansıma emniyet özelliklerinin muayenesi,
-İki objenin aynı ekran üzerinden izlenmesi ve muayenesi,
-Görüntülerin ekran üzerinde 360 derece çevrilmesi,
-Yüksek çözünürlüklü büyütülmüş renkli görüntülerin elde edilmesi,
-Görünür ve kızılötesi bölgesinde lüminesans görüntülemesi,
-Farklı spektral özelliklere sahip olan izlerin ekranda üç boyutlu görüntülenmesi,
-Görüntünün her noktasının yansıma spektrumunun ölçülmesi ve görüntülenmesi,
-Doğru ve eğri uzunluklarının, açı, yarıçap ve alan büyüklüklerinin hesaplanması.

19/6/2009

Facebook şampiyon oldu

Popüler sosyal ağ sitesi, en büyük rakibini alt edip liderlik koltuğuna oturdu.


 Dünyanın en popüler sosyal ağ sitesi Facebook'un artık rakibi yok. ABD'de bir türlü zirveden inmeyen MySpace'i geçerek liderliğe oturan Facebook, Avrupa'dan sonra ABD'de de koltuğu devraldı.

Bir şirketin yayınladığı tıklanma rakamlarına göre 2008 senesinin Mayıs ayında MySpace'in tıklanma oranı 70.3 milyonken, Facebook'un ziyaretçi sayısı 36 milyon idi. 2009 Nisan ayında ise aradaki fark kapandı ve Facebook 67 milyon ziyaretçiye ulaştı. Mayıs ayı itibariyle ise MySpace'in ziyaretçi sayısı 70.237 milyon iken Facebook'un ziyaretçi sayısı 70.278 milyon oldu. 

Arkadaşlarım

Bağlantılarım




More Cool Stuff At POQbum.com

BY BURAK 2008
BURAK ALPTEKİN